İnsülin Direnci

Beden gücünü kullanarak geçinen kişilerin sayısı gün geçtikçe azalmaktadır, bu jenerasyon yerini fiziksel olarak pasifize edilmiş çalışma hayatına bırakmaktadır…  Sedanter   hayat, stres, depresyon, üzüntü, sıkıntı, uykusuzluk, aşırı karbonhidratlı  besinlerle beslenme,beraberinde  vücut yağ kitlesinde artış ve insülin / şeker düzensizliğini getirir.

Kas ve karaciğerimiz şeker kullanma konusunda insüline direnç göstermeye başlar. Normalde  görevi şekeri hücre içine  sokmak olan ünsülin, yağ dokusundaki artış nedeniyle bunu başaramaz. Yağ hücrelerinden salgılanan rezistin, leptin glukoza drenci oluşturur.

Kas ve karaciğer hücreleri şekeri kullanamadığı için kandaki  şeker seviyesi artar. Kan insulin ve şeker kaynarken hücreler şekersiz kalır.Bu durumlarda hücreler beyne sürekli BİR ŞEYLER YE mesajı yollar. Yemeklerden kısa bir süre sonra yeniden acıkma, doymama, baş dönmesi, uyuklama, terleme, unutkanlık, uyku  ve konsantrasyon bozuklukları gözlemlenir.

Glikozu kullanamayan hücreler yağ ve proteinleri kullanmaya başlar.Bu durum keton salınımını, kas kaybını, metabolizma hızının azalmasını beraberinde getirir. Özellikle kadınlarda adet düzensizliği, yüzde tüylenme, hamile kalamama,  yağlanma, etkileri görülmektedir.

Ayrıca Erkeklerde testosteron seviyesinde ki azalma, kadınlarda östrogen kaybı, bel çevresinin  erkeklerde 100 cm, kadınlarda 88 cm’yi geçmesi hazırlayıcı sebeplerdir.

İnsülin direncini azaltan etmenler:

  • Her gün en az 30-40 dk tempolu yürüyüş
  • Glisemik indeksi yüksek olan besinlerden kaçınmak( un şeker v.s.)
  • Günde bir fincan kahve içmek( yağ yıkımını arttırdığından drenci azaltır)
  • Her gün kahvaltıda yarım bardak nar suyu tüketimi
  • Her gün iki çay kaşığı tarçın tüketimi
  • Kromium pikolinat ( hem tokluk hissi verir hem de insülin direncini azaltır)
  • Yeşil çay,  bol salata, limon,  sirke,  greyfurt, kefir tüketilmelidir.






Twitter